Olimpiyat Oyunları Boykotları

Olimpiyat Oyunları Boykotları

Olimpiyat Oyunları Boykotları
Modern olimpiyat oyunları, tarihinde çeşitli ve çok sayıda boykotlara sahne olmuştur. Bu boykotların ilki 1908 Londra oyunlarındadır. Bu oyunlarda bütün yarışları İngiliz hakemler yöneterek çeşitli hatalara sebebiyet vermişlerdir. 400m. yarışında önde giden bir ABD’li atletin faul yaptığı gerekçesi ile diskalifiye edilmesi bütün ABD’li atletlerin boykotlarına neden olmuştur. Bu yarışta İngiliz atlet tek başına final koşarak birinci gelmiştir (Seçilmiş, 2004).

1916 Berlin’de yapılacak olan Olimpiyat Oyunları I. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamadı.

1920 Anvers Olimpiyatları’na Almanya, Avusturya, Macaristan, Türkiye ve Bulgaristan, I. Dünya Savaşı’nı başlatan ülkeler oldukları gerekçesiyle bu Olimpiyatlara davet edilmediler.

1920’de düzenlenen olimpiyatlara kabul edilmeyen Almanya, Türkiye, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan 1924 Paris Olimpiyatları’na çağırıldılar. Ancak o tarihlerde Almanya ile Fransa ilişkileri bozuk olduğu için Fransa oyunlara katılmadı.

1936 Berlin Olimpiyatları Nazi Almanya’sının gövde gösterisine dönüştürüldü.

1940 Tokyo ve 1944 Londra’da düzenlenmesi planlanmış olan Olimpiyat Oyunları II. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamadı.

1952 Helsinki Olimpiyatlarında Tayvan, Kızıl Çin’inde oyunlara davet edilmesini boykot etmiş (TMOK, 1988), 1956 Melbeurne oyunlarında ise Rusya’nın Macaristan’ı işgal etmesi yüzünden Hollanda, İspanya ve İsviçre oyunları boykot etmiştir (Koryürek, 2003).

1956 Melbourne Olimpiyatları’na, Hollanda ve İspanya, Rusya’nın Macaristan’ı işgalinden dolayı boykot kararı aldı. Ayrıca yaşanan Süveyş Krizi dolayısıyla Mısır, Lübnan ve Irak da Oyunları boykot ettiler. Oyunlar sırasında Macaristan ve Rusya arasındaki su topu karşılaşmasında olaylar çıktı.

1968 Mexico City Olimpiyatları yeni bir boykot olayına sahne oldu. Afrika ülkeleri, yeniden IOC’ye alınan Güney Afrika konusunda harekete geçtiler ve IOC’nin kararı değiştirmediği taktirde Oyunları boykot edeceklerini bildirdiler. Bunun üzerine Güney Afrika yeniden IOC’den çıkarıldı. Aynı oyunlarda 200 metre finalinde altın ve bronz kazanan Amerikalı zenci atletler çıplak ayakla çıktıkları şeref kürsüsünde, tek ellerinde siyah eldivenli, yumruklarını havaya kaldırarak, Amerika’daki ırk ayrımını protesto ettiler.

1972 Münih oyunlarında IOC’nin Rodezya’yı oyunlara kabul etme kararı 40 Afrika ülkesinin boykotuna yol açmıştır. Bunun üzerine IOC Rodezya’yı tekrar oyunların dışında bırakmıştır (Karaküçük, 1986).
1972 Münih Olimpiyatlarında Filistinli eylemciler Olimpiyat Köyü’nü basarak İsrailli sporcuları rehin aldılar. Talepleri reddedilince iki İsrailli sporcuyu öldürdüler. Çıkan çatışmada 9 İsrailli sporcu daha öldü. Bu olay üzerine Olimpiyat Oyunları’na bir gün ara verildi. Öte yandan, aynı yıl Afrika ülkeleri, Rodezya’daki ırk ayrımcılığı dolayısıyla IOC’den bu ülkenin oyunlardan dışlanmasını, aksi takdirde oyunları boykot edeceklerini söylediler. Bu isteklerinin IOC tarafından kabul edilmesi üzerine Rodezya olimpiyatlara katılamadı.

1976 Montreal, 22 Afrika ülkesinin boykot ettiği bu oyunlara ayrıca Taiwan’daki Milliyetçi Çin’de organizasyon komitesi tarafından kendilerinin “Çin Cumhuriyeti” olarak tanınmadıklarını ileri sürerek katılmadı.
4 yıl sonra Montreal olimpiyatlarında Taiwan’ın oyunlara alınmamasını protesto eden 14 Afrika ülkesi ve 8 Arap ülkesi Montreal’e geldikleri halde Taiwan’ın oyunlara alınması sonucu ülkelerine geri dönme kararı vermişlerdir (TMOK, 1988).

1980 Moskova, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgalini protesto amacıyla aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 35 ülke tarafından boykot edildi.
1979 yılının Aralık ayında SSCB Afganistan’a saldırmış, bunun üzerine Amerika başkanı Jimmy Carter’ında etkisi ile Amerika Milli Olimpiyat Komitesi 1980 Moskova olimpiyatlarına takım göndermeme kararı almıştır (Hill, 1992).

Bu karar ardında pek çok ülkeyi de sürüklemiştir. Sonuçta Moskova’daki oyunları, Türkiye Cumhuriyetinin de içinde olduğu 80 ülke boykot ederek katılmamıştır (TMOK, 1988).

1984 Los Angeles Olimpiyatları’na Los Angeles’teki güvenlik önlemlerini yeterli görmediklerini ve bu yöredeki anti-Sovyet etkinliklerden rahatsız olduklarını ileri süren SSCB oyunlara katılmayacağını bildirdi. Ayrıca, Romanya dışındaki diğer Doğu Bloğu ülkeleri de oyunları boykot ettiler.
Buna karşılık olarak 1984 yılında da Los Angeles’a verilen olimpiyat oyunlarını SSCB boykot etmiştir (Seçilmiş, 2004). SSCB ile birlikte on üç sosyalist ülkenin de boykot ettiği bu oyunlara sosyalist ülkelerden sadece Romanya katılmıştır (Guttmann, 1992).

1988 yılında Seul’de yapılacak oyunları, yıllardır düşman olan Kuzey ve Güney Kore, paylaşmak istemiş, ancak çıkan anlaşmazlıklar sonucu Kuzey Kore ve beraberinde Etiyopya ile Küba, Güney Kore’yi boykot ederek olimpiyatlara katılmamıştır. Artık boykotların sonunun gelmesine inanan IOC, bundan böyle oyunları boykot eden ülkelerin IOC’den çıkarılacağını bir daha da hiçbir olimpiyata davet edilmeyeceğini açıklamıştır (Koryürek, 2003).

IOC’nin geç kalmış bu kararı olimpiyatlarda boykotların sonunu getirmiştir. Boykot sonucu olimpiyatlara katılmama son bulsa da, resmi boykot kararı almadan da oyunların yapıldığı ülkelere yönelik olarak eleştiriler siyasi hayatta her zaman yer bulmuştur. Bunlardan biri de 2008 oyunlarının Çin’de yapılmasına karar verilmesinin hemen arkasından Tayvan ve Tibet’in yoğun eleştiri ve karalama eylemlerinde bulunmasıdır. Çin de buna tepki olarak, Tibet’le ilgili bazı web sitelerine, Hong Kong ve Tayvan gazetelerine Apple Daily ve Liberty Times’a sansür uygulamıştır (Hartley, C., 2010).

(Visited 67 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir