Osmanlı İmparatorluğu’nda haberleşme

Osmanlıda Menzil Teşkilatı

Osmanlı İmparatorluğu’nda haberleşme
İslâm devletlerinde istihbarat ve posta işleri “Berîd” teşkilatına bağlıydı. Osmanlı’da menzil teşkilatına dönüşen bu örgüt ulak ya da tatar adı verilen memurlara sahipti. Çok geniş topraklara sahip olan Osmanlı Devleti’nde posta teşkilatı başlıca sorunlardan olmuştur. Mısır’dan getirtilen posta güvercinleri çözüm üretemeyince bir tatar haberleşme örgütü kurulmuştur. Tatarlarının görevi, devletle ordu arasındaki haberleşmeyi sağlamaktır. Bu teşkilat II. Mahmud döneminde (1574-1595) kaldırılarak yerine menzil teşkilatı kurulmuştur. I.Abdülhamit döneminde ise tatarlar bir disipline bağlanarak Tatarân ocağı oluşturulmuştur. Posta tatarlarıyla haberleşme 1840 yılına kadar sürmüş ve sivil postacılığa kadar Osmanlı’da haberleşmenin ana ögesi olmuştur. Gürbüz Azak adlı Tatarlar adlı eserinde şöyle anlatır: Bir tatar, Üsküdar’dan Bağdat’a on iki, Bağdat’tan Üsküdar’a on iki günde varıp dönmek zorundadır. Asla hiçbir tatarın on üçüncü günü yoktur… Özel bir giysi ve kendilerine has bir kalpak giyerler. Tatar giysisini başkalarının giymesi yasaktır. Her otuz iki kilometrede bir menzilhane kurulmuştur. Menzilhane, doludizgin ferman taşıyan tatarın durup dinlendiği, karnını doyurduğu, temizlenip üst baş değiştiği ve at değiştirdiği yerlerdir.

Sarayda padişahların buyruklarını tebliğ için peyk adı verilen görevliler bulunurdu. Peykler ile birlikte haberleşme görevlilerine sai, ulak, tatar, çapar, berid adları da verilmiştir. II.Mahmud dönemine kadar düzenli bir posta sistemi yoktu. II.Mahmut ve oğlu Abdülmecid ilk örgütlenmeleri başlattılar. İlk Posta Teşkilatı 23 Ekim 1840 tarihinde Abdülmecid tarafından Nezaret isminde kurulmuştur. 1840-1842 yılları arasında ilk Posta Nazırlığını Ahmet Şükrü Bey yürütmüştür. Posta Nezareti kurulduktan önemli merkezlerde postaneler açılmıştır. İlk postane İstanbul’da Yeni Cami avlusunda Postahane-i Amire adı ile açılmıştır. 16 Kasım 1840 tarihinde de I.Posta Kanunu ilan edilmiştir. 1863 yılından sonra gönderilen postalarda posta pulu kullanılmaya başlanmıştır. İlk pullar Londra’da bastırılmıştır. Posta hizmetleri için Avusturya, Fransa, Rusya, Almanya ve İngiltere gibi yabancı devletlere imtiyazlar verilmiş, değişik kentlerde 72 adet postane açılmıştır.

Haberleşme ve posta örgütü, daha sonra telgraf döşenen yerler hariç at, deve; dağlık yerlerde de yaya ulaklar kullanıyordu. Ulaşım ve haberleşmede devrim niteliğindeki iki gelişme: Telgraf ve demiryolu merkezi idareyi de güçlendirdi. Özellikle telgraf Avrupa devletlerine paralel bir gelişme göstermiş, telgraf ve posta personeli iyi yetiştirilmiştir. 1847 yılında Sultan Abdülmecit telgrafın Osmanlı’da ilk tecrübesini görünce aygıtı icat eden Samuel Morse’a bir madalya göndererek, onu başarısından dolayı kutlamıştır. 1865 yılında telgraf iletişimi ile ilgili olarak kurulmuş olan Uluslararası Telekomünikasyon’a katılınmış, 1876 yılında da uluslararası posta taşımacılığına geçilmiştir. İki yıl sonra da (UPU) Uluslararası Posta Birliği adlı örgütün kurucularından olunmuştur. Telsiz telgraf 1906’da, manuel telefon da 1909’da kullanılmaya başlandı. Haberleşme imkanları Osmanlı İmparatorluğu’nun ve sonra da Cumhuriyetin ülke üzerindeki süratli kontrolünü, sağlayan müesseselerin başında gelir.

(Visited 20 times, 1 visits today)

Related posts

Leave a Comment