<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title><![CDATA[Karaman İş ve Kent Rehberi]]></title><description><![CDATA[Yazılar]]></description><link>http://www.ziza.net/web/karaman/</link><copyright><![CDATA[Copyright Karaman İş ve Kent Rehberi]]></copyright><generator>sNews CMS</generator><item><title><![CDATA[Karaman]]></title><description><![CDATA[                    
    Karaman  
  Yüzölçümü: 9.237 kmÂ²
  Nüfus: 217.536 (1990)
  İl Trafik No: 70
  Karaman, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında bulunan önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezidir. M.Ö.8000'lerden itibaren iskan edilen Karaman ve yöresi, yeraltı şehirleri, mağaraları, inanç merkezleri gibi turistik çekiciliklerinin yanı sıra yaylaları ve doğal güzellikleri, zengin el sanatları örnekleri ile de ziyaretçileri büyülemektedir.]]></description><pubDate>Sat, 08 Dec 2007 06:11:44 +0000</pubDate><link>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/karaman/</link><guid>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/karaman/</guid></item><item><title><![CDATA[Karaman Genel]]></title><description><![CDATA[  Görmeden Gelme  
  - Yunus Emre'nin mezarını ziyaret etmeden,
  - Mevlâna'nın annesi Mümine Hatun'un Aktekke (Mader-i Mevlâna) Camii'ndeki mezarını görmeden,
  - Karaman Kalesi'ne çıkıp, Karaman'ı seyretmeden,
  - Binbir Kilise, Madenşehir, Değle ve Derbe'yi gezmeden,
  - Otantik Taşkale Kasabası, Tahıl Ambarları, Manazan Mağarası, İncesu Mağarası ve Gürlük Mesire Yeri'ni görmeden,
  - Ermenek, Zeyve Pazarı'na gidip su değirmenleri ve su ile çalışan hızarın fotoğrafını çekmeden, 
  - Karaman'ın meşhur calla, etli ekmek, arabaşı, batırık, şebit pilav, tarhanabaşı, küncülü helva, üzüm helvası, su böreği, guymak ve cevizli bandırmasını yemeden,
  - Bisküvi, çikolata, gofret, bulgur, un ve Taşkale halısı almadan,
  - Karaman'ın meşhur elmasını yemeden,
  - Karaman'ın koyununu görmeden, dönmeyin...
  

    Karaman İsminin Kaynağı  
  Karaman&#8217;ın bilinen eski isimleri Bizinidi, Talaranza, Landa (TCDD internet sitesi)Hitit kaynaklarında.
  Karaman ilinin eski ismi Larende&#8217;dir. Şehir Selçukluların elinde iken islamlaşmıştır.
  Karamanoğulları Beyliğinin kuruluşu temellerini atan Nure sufi&#8217;nin oğlu Karaman Bey&#8217;in Karamanoğlu Beyliğini teşkilatlandırması ve beylik haline getirmesi ile Karamanoğulları güçlenmeye ve sınırlarını genişletmeye başlamışlardır.
  Karamanoğlu Beyliğinin kurucusu Karaman Bey&#8217;den dolayı Laranda (Larende) olan şehir 1256 yılında Karaman adını almıştır. Bu tarihten itibaren de Karaman olarak devam etmektedir.
  
    Karamanlı Ünlüler  
  Yunus Emre, Mevlana, Piri Reis, Karamanoğlu Mehmet Bey, Zenbilli Ali Efendi, Alaaddin Rumi(Karabaş Veli), Şeyh Edebali, Dursun Fakih, Kemal Reis, Seyyid Ali Sultan Es-Semerkandi, Nureddin Bey (Nure Sofi), Karaman Bey (Kerimüddin Karaman Bey), Sultan Alaaddin Ali Bey, ll.İbrahim Bey, Kasım Bey, Mümine Hatun, Nefise Sultan, Cemal Halveti, Şeyh Ahmet El Mevlevi, Şeyh Ahmet Halife (Zeyve Sultan),  Kemal Ümmi, Ümmi Sinan, Şair Kami, Vucud-i Mehmet Efendi, Molla Şemseddin Fenari, Süleyman İbni Ali Karamani, Kami Muhammed Karamani ,Nuh Paşa, Büğlü Baba Sultan, Derviş Sipahi Larendevi, Hacı Hasip Efendi, İbrahim Hulusi Efendi,  Hürrem Cemali Karamani, Sırrı Yakup Karamani, Kenzi, Gufrani, Şair Ayni, Nizami, İhraki, Hottoğlu, Dr.Tahsin Ünal, Kazımkarabekir Paşa, D.Ali Gülcan, Tanburi Zade Mustafa Efendi, Mehmet Yaralı, Ahmet Tufan Şentürk, Bekir Sıtkı Erdoğan, Mehmet Çınarlı,Mehmet Armutlu]]></description><pubDate>Sat, 08 Dec 2007 05:55:06 +0000</pubDate><link>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/karaman-genel/</link><guid>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/karaman-genel/</guid></item><item><title><![CDATA[Tarihçesi]]></title><description><![CDATA[  Karaman'ın Tarihçesi  
  Karaman kentinin ilk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber yapılan arkeolojik kazılar neticesinde, önemli bir yerleşim bölgesi, ticaret ve kültür merkezi olduğuna dair belgeler bulunmuştur.
  Karaman ve çevresinin M.Ö.8000 yıllarında yerleşik iskana sahip olduğu ortaya konulmuştur. İl; Hititler zamanında bir askeri ve ticaret merkezi olmuş daha sonra Firigya ve Lidya&#8217;lıların egemenliğine geçmiş, M.Ö.322 de Yunan Kralı Perdikkos ve Filippos&#8217;un işgaline ve talanına uğramıştır.



  Karamanoğulları Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasından ve yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan edip Karamanoğlu Devletini kurmuşlardır. Karamanoğulları OĞUZ&#8217;ların SALUR boyuna mensuptur. 24.Oğuz boyu şunlardır. 1.Kayı 2.Bayat 3.Alkaevli 4.Karaevli 5.Yazır 6.Döğer 7.Dondurga 8.Yaparlı 9.Avşar 10.Kızık 11.Beğdili 12.Karkın 13.Bayındır 14.Biçene 15.Çavuldur 16.Çepni 17.Salur l8.Eymür l9.Alayuntlu  20.Üreğir  21.Iğdiz  22.Büğdüz  23.Yuva  24.Kınık. Bu 24 boy 6 ata da birleşir. 1.Günhan 2.Ayhan 3.Yıldızhan 4.Gökhan 5.Dağhan 6.Denizhan. Şehir Klasik dönemlerde LARENDE Olarak bilinir. Larende, 1256 da Karamanoğulları devletinin başkenti olmuştur. Larende, Cumhuriyet Döneminde KARAMAN adını almıştır.
  Karamanoğlu Mehmet bey Konya civarında Moğollarla yaptığı savaşı kazanarak Konya&#8217;yı moğal işgalinden kurtarmış ve Karamanoğlu Devletinin başkenti yapmıştır. O tarihlerde Anadolu Selçuklularının resmi dili Arapça, edebiyat dili Farsça idi. Yönetenlerle yönetilenler arasında dil konusunda büyük farklılıklar meydana gelmişti. Dil farkı büyük reaksiyonlar doğurdu. Hacı Bektaş Veli, Tapduk Emre, Yunus Emre, Aşık Paşa, Sarı Saltuk ve Karamanoğlu Mehmet Bey başta olmak üzere daha birçok kültür tarihinin büyük simaları Türk kültür ve medeniyetinin tahrip edilmekte ve yok edilmekte olduğunu görerek, siyasi ve kültürel taarruza geçmişlerdir. Karamanoğlu Mehmet Bey  Türk Milliyetçilik tarihine altın harflerle yazılması gereken 13 Mayıs 1277 yılında yayınladığı bir fermanla Türkçe&#8217;nin zaferini sağlamıştır. Bu fermanla &#8220;Bu günden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya&#8221; diyerek Türkçe&#8217;den başka konuşulan ve yazılan dilleri yasaklamıştır.
  Bugün Karaman halkının civar yerleşim bölgelerine nazaran daha düzgün bir lisan kullanmasını bu fermanda aramak lazımdır.
  Karamanoğulları devletinin sınırları, en güçlü olduğu zamanlarda, Karaman, Konya, Sivas, Kayseri, Niğde, Adana, Antakya, Silifke, Anamur, Mut, Gülnar, Alanya, Gazipaşa, Antalya, Isparta, Beyşehir&#8217;e kadar uzanıyordu.
  Karamanlılar kuvvetli düşmanlarının karşısında sarp yerlere bilhassa Toros dağlarına çekilerek korunurlar ve tehlike geçince tekrar İçel ve Larende (Karaman) tarafına geçerlerdi. Geçitler vasıtasıyla Konya&#8217;ya ulaşan ticaret kervan yollarını kontrol eden Karamanlılar, Ceneviz, Kıbrıs ve Malta tacirlerinden aldıkları vergiler ile mühim bir gelir temin ediyorlardı. Lamos, Silifke, Anamur, Manavgat gibi kendilerine ait limanlardan tahsil ettikleri gümrük resmi önemli gelirlerdendi. Karamanoğullarının Alaaddin Bey&#8217;den itibaren hedeflerinin gümüş sikkeleri görülmektedir.
  Hıristiyan alemi tarafından kutsal sayılan ve antik şehir olarak bilinen DERBE kenti Avrupalı hıristiyan turistlerin dikkat ve ilgisini çekiyor. (Derbe Karaman&#8217;a bağlı Aşıran köyü yakınlarında yer alır) Hıristiyanların Hz. İsa Peygamber&#8217;den sonra kendilerine dini lider olarak bildikleri MICHAEL Derbe&#8217;de yatmaktadır. Burayı ve MICHAEL&#8217;in kabrini ziyaret edenler Hıristiyan inancına göre kendilerinin hacı oldukları edinilen bilgiler arasındadır. Karaman 15 Haziran 1989 tarihinde Türkiye&#8217;nin 70. Vilayeti olmuştur.
]]></description><pubDate>Sat, 08 Dec 2007 05:38:41 +0000</pubDate><link>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/tarihcesi/</link><guid>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/tarihcesi/</guid></item><item><title><![CDATA[Coğrafi Konumu]]></title><description><![CDATA[  Karaman ve Çevresinin Coğrafi Konumu  
  Karaman 37.11 kuzey enlemleri, 33.15 doğu boylamları arasında İç Anadolu bölgesinin güneyinde yer alır. Kuzeyinde Konya, güneyinde Mersin doğusunda Ereğli, güneydoğusunda Silifke, batısında Antalya yer alır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1033 metredir. Yüzölçümü 9393 km2&#8217;dir. Merkez il nüfusu 106 bindir.
  Toplam nüfus ise 220 bindir. Yüzölçümü bakımından Türkiye genelinde 34. Merkez ilçe nüfusu bakımından 27 ilden büyüktür.
  Toprakların büyük bir bölümü İç Anadolu Bölgesinde, bir bölümü de Akdeniz Bölgesinde bulunmaktadır. İlimizin İç Anadolu&#8217;yu Akdeniz&#8217;e bağlayan karayolu ile demiryolu üzerinde bulunması, onu tarihsel konumuyla olduğu kadar coğrafi konumu hakkında da stratejik bir öneme sahip kılmıştır.
  İlçeler içerisinde Merkez İlçe en geniş alana sahiptir. Topraklarının 2/3&#8217;si dağlıktır. Kent merkezi ovada kurulmuştur. Hemen güneyde Torosların uzantıları yer alır.
  Karaman genelde ova görünümündedir. Ova merkez ilçenin kuzeyindedir. Ovanın yüzölçümü 1400 km2&#8217;dir. Ovanın doğu ve güney bölümü alüvyonlu toprakla batı ve kuzey batı bölümü kolüvyol toprakla kaplıdır.



  İl sınırları içinde, Konya-Ereğli ve Karapınar&#8217;a doğru 1.000 m yükseklikte Karaman Ovası düzlüklerine geçmektedir. Alanı 600 km2 olan ovada tarıma engel olmayacak şekilde hafif dalgalanmalar bulunmaktadır. Diğer bir ova ise, deniz seviyesinden yüksekliği 1.010-1.026 m ve genişliği 375 km2 olan Ayrancı İlçemize ait Ayrancı Ovasıdır. Topraklarının %34&#8217;ü yani 320.772 hektarlık alanı çayır ve mera alanı olarak kullanılmaktadır. %222.8&#8217;i yani 209.190 hektarlık alan ise orman alanıdır.
  Son yıllarda yapılan gölet ve sulama kanalları ile tarıma daha bir canlılık gelmiştir. Ovada kuru tarım yapılan bölümlerde tahıl türleri, sulu tarım yapılan bölümlerde ise sanayi bitkileri yetiştirilir.
  İl içinde içinde dolanan akarsuların en önemlisi, uzunluğu 80 km olan Gödet Çayıdır. Ayrancı Barajını dolduran Berendi Çayı, 80 km uzunluğundaki İbrala Deresi , Deliçay ile 112 km uzunluğunda olan Ermenek Çayı önemli akarsulardır.
  Egemen olan iklim yapısı genelde yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yapışlı olan karasal iklim yapısıdır. Son yılların yağış ortalaması 350 mm&#8217;dir.  İlin batı ve güneyinde Orta Toros Dağlarının Göksu ve kolları tarafından derin bir şekilde yarıldığı, vadi tabanlarında ise Akdeniz İklimi görülmektedir.
  Yıllar itibarıyla en yüksek sıcaklık 39 derece, en düşük sıcaklık &#8212;26,8 derece, ortalama yağışlı gün sayısı 71, bir günde yağan en yüksek yağış miktarı 89,8 mm, ortalama nisbi nem %63, ortalama yıllık yağış miktarı ise 346,3 mm&#8217;dir.
  Anadolu&#8217;da medeniyetin gelişim safhalarında Karaman bulunduğu yer itibarıyla önemli bir tarım ve hayvancılık merkezi geçit yeri olmuştur.
  Hititler bütün komşularıyla münasebetlerinde Konya-Karaman yolunu takip etmişler. İranlılar ise Yunanistan&#8217;a olan seferlerinde ve İskender seferinde Karaman ovasından geçerek Suriye&#8217;ye ulaşmışlardır. Seferlerin buradan yapılmış olmasının sebebi Karaman&#8217;da bu devirde münbit bir arazi ve gelişmiş bir tarım hayatının bulunmasıdır.]]></description><pubDate>Sat, 08 Dec 2007 05:36:35 +0000</pubDate><link>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/cografi-konumu/</link><guid>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/cografi-konumu/</guid></item><item><title><![CDATA[İlçeleri]]></title><description><![CDATA[  İlçeler  
    Ayrancı İlçesi  
  Ayrancı İlçemizin yüz ölçümü 2.480 km2&#8217;dir. Ayrancı, tarihte Hititlerin sınırları içinde, daha sonra da Asurlular Krallığının toprakları arasında bulunmuştur.
  Ayrancı tarihte Türkler tarafından fethedilen yerler arasına ilk defa Karaman oğulları zamanında katılmıştır. Karaman oğlu beyleri Ayrancıyı çiftlik olarak kullanmışlardır. Bugünkü Melikli köyünün bulunduğu yörede Melik Bey ve Musa köyünde de Musa Beyler yaşamışlardır. Toroslara kadar uzanan vadi üzerinde 12 köprü bulunmaktadır ki yapı tarzı Osmanlı mimarisinin izlerini taşımaktadır. Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ile savaşmak için doğuya giderken Konya, Karaman, Ayrancı, Ereğli yolunu takip etmiştir. Ayrancı&#8217;da toplu yerleşik düzene geçiş, Osmanlı Padişahlarından sonra yaptıkları bir antlaşmaya göre Osmanlı topraklarına 210 hanelik bir aile yerleştirin teklifi üzerine Ereğli ilçesinin güney batısı ile Karaman arasına bugünkü Ayrancı&#8217;ya yerleştirilmiştir.
  4 il ve 5 ilçe kurulması hakkında 3578 sayılı kanunun 15.06.1989 tarihinde T.B.M.M&#8217;de kabul edilmesi ve Resmi Gazetenin 20202 sayılı nüshasında 21.06.1989 tarihinde Cumhurbaşkanının onayı, Başbakan ve Bakanlar Kurulunun imzası ile yayımlanarak söz konusu tarihten itibaren Türkiye&#8217;nin mevcut ilçeleri arasına katılmıştır.

  Ayrancı ilçesi de İç Anadolu&#8217;nun karakteristik özelliklerini taşır. Halkın tek geçim kaynağı tarım ürünlerine, tarla mahsullerine dayanır. Ekim yapılan tahılların başında arpa, buğday gelir. Pancar ekimi de yapılmaktadır.
  Sulama genelde Ayrancı barajından gelen suyla yapılır. Bahçecilik de gelişmiştir. Elma ve kayısı başta olmak üzere beyaz kiraz yetiştirilir. Barajın Ayrancı&#8217;ya uzaklığı 5 km&#8217;dir. Divle suyu üzerine kurulmuş baraj bu akarsuyun kollarından olan Kocadere ve Buğdaylı deresinin sularını toplamaktadır.
  
  
    Başyayla İlçesi  
  Başyayla İlçemizin yüz ölçümü 102 km2&#8217;dir. İlçenin kesin kuruluşu bilinmemekle birlikte insanların yaşadığı mağaralar dikkate alındığında tarihinin M.Ö.5000-6000 yıllarına dayandığı tahmin edilmektedir. İlçe Orta Torosların eteklerinde bir vadi içerisinde kurulmuş yeşil ve şirin bir beldemizdir. 1967 yılına kadar köy olan, 1967-1989 yılları arasında da Ermenek ilçemize bağlı bir kasaba olan Başyayla, 1989 yılında ilçe olmuştur.
  İlçe, Karamanoğlu Beyliği zamanında Ermenek&#8217;e bağlı önemli bir yerleşim alanı olmuştur. Bugün ilçede hayvancılık, ziraat (özellikle elma, kiraz üretimi olarak meyvecilik) en önemli gelir kaynağıdır. 1990 yılında 700 bin ton elma ve 2000 ton kiraz ihracatından yaklaşık 8 milyar lira gelir elde edilmiştir.
  İlçede el değmemiş tarihi ve turistik değerler, önemli yayla ve mesire yerleri mevcuttur. Bunların en önemlileri Tozmugar ve Dibekli yaylalarıdır. Tozmugar&#8217;daki mağarada sarkıt ve dikitler mevcut olup, ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Başyayla&#8217;da  Hisarönü, Söğütcük, Keben ve Tozansu gibi piknik ve mesire yerleri de vardır.
  İlçede okuma yazma oranı yüksektir. Modern şehircilik çalışmaları devam etmektedir. Devamlı gelişme halinde olan ilçenin Merkez nüfusu 5.032&#8217;dir.
  Başyayla ilçemiz, 7.5.1967 tarihinde Kirazlıyayla ve Başköy köylerinin birleşmesiyle belediyelik olmuş ve Başyayla ismini almıştır. İdari yönden Kirazlıyayla, Başköy, Göztepe, Yenimahalle ve Şirindere olmak üzere 5 mahalleye ayrılmış durumdadır.
  Yörede &#8220;AKTEPE&#8221; adı verilen yükselti üzerinde kaleyi andıran doğal bir yığınak mevcut olup, Romalılar devrinde burada bir Şato-Kale mevcudiyeti ihtimal dahilindedir. Çevremizdeki yamaçlarda kayalara oyulmuş roma tipi taş sandukalar; kapakları üzerinde kabaca kompoze edilmiş yatar vaziyette aslan kabartmaları Roma hakimiyetini kolayca ortaya koyan kalıntılardır.
  İlçede yüksek ve taş kemer üzerine toprak dam örtülü, yüksekçe ahşap minareli Karamanoğulları devrine ait önemli ve tarihi değeri olan bir de camii bulunmaktadır.
  
  
    Ermenek İlçesi  
  Ermenek İlçemizin yüz ölçümü 1.103 km2&#8217;dir. Ermenek tarihte ilk yerleşimin görüldüğü yerlerden birisidir. Tarihi kalıntılardan çıkarılan sonuçlara göre mağara devrinden kalma eserler vardır. İlk Ermenek&#8217;in bugün ölü şehirlerin görüldüğü kayalar üzerine işlenmiş resimlerin bulunduğu inöğlesi mevkiindeki düzlükte kurulduğu anlaşılmaktadır.
  &#8220;Ermenek&#8221; ismi üzerinde birçok rivayet vardır. Ermenek&#8217;in ilk adının &#8220;Marassa&#8221; sonraları da &#8220;Maraspolis&#8221; olduğu tespit edilmiştir. M.Ö.1320 yılında da Hititler&#8217;in eline geçmiştir. M.Ö.1180 yılında da Ergler&#8217;in hakimiyetine daha sonra M.Ö.458 de Yunanlıların, M.Ö.396&#8217;da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.103 yılında Romalıların yönetimine geçmiş olup, Roma imparatoru Augustus zamanında şehir &#8220;Germanikopolis&#8221; diye anılmaya başlamıştır. Ermenek&#8217;in kuzeyindeki kale ile Şehirler&#8217;deki kale kralların şatosu olmuştur. Roma imparatorluğu ikiye ayrıldıktan sonra Ermenek, doğu Roma İmparatorluğu hudutları içinde kalmıştır. 842 yılında Abbasilerin eline geçen Ermenek&#8217;in daha sonra Selçukluların hakimiyeti altındaki topraklara dahil edilmiştir (1228). Selçuklular bölgeye Türkmen aşiretler yerleştirmeye başladılar. Aşiretler içinde en kalabalık olanı Karamanoğulları Nure Sofi başkanlığında ve oğullarının önderliğinde Karamanoğulları bölgenin hakimi oldular. Karamanoğulları, Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra l466 yılında Ermenek, Osmanoğullarının yönetimine geçti. 1500 yıllarında da Karaman livasının bir kazası olan Ermenek, 1845 yılında Karaman eyaletine bağlı İçel sancağının merkezi oldu.
  İkinci meşrutiyetten sonra 1908&#8217;de bağımsız İçel sancağının kazası 1917&#8217;de Konya&#8217;ya bağlanmış, 1989 yılında ise Karaman iline bağlanmıştır.
  Ermenek&#8217;in ekonomik yapısını etkileyen en önemli faktör ormanlarla kaplı olması, dolayısıyla, orman ürünlerinden elde edilen gelir yanında meyvecilik ve kömürün başka il ve ilçelere satışından elde edilen gelire dayanır.
  Ağaç cinsi olarak çam, meşe, köknar, koçaş, yalman ormanları çok ağaca sahiptir. Ayrıca yalman (dikenlik, katranlı, tekeçatı, üçbölük) ormanları da zengindir. Meyve olarak elma, ceviz, armut, nar ve incir elde edilir. Tarla ürünü olarak buğday, mısır, susam, soğan başlıca bitkilerdir. Ermenek&#8217;in yeraltı kaynakları da çok zengindir. Linyit, krom, manganez, simli kurşun başlıca madenleridir. İlçenin Pamuklu köyünde linyit ocağı açılmış olup bol miktarda kömür çıkarılmaktadır. Hayvancılıkta önemli geçim kaynaklarının başında gelir. Çünkü Ermenek&#8217;e  bağlı köyler geniş yaylalara sahip olduğundan buralarda hayvancılık yapılır.
  Herhangi bir sanayi tesisi bulunmamaktadır. Ermenek&#8217;e bağlı köylerde çalışan erkek işgücünün büyük bir kısmı sonbahardan Haziran ayına kadar Akdeniz ve Ege bölgesindeki şehirlerde tarım işçisi olarak çalışırlar. Ermenek&#8217;in köylerinde fidancılık ilerlemiş durumdadır. Yetiştirilen kirazlar iyi kalitede olup ihraç edilmektedir. Sonuç olarak Ermenek diğer il ve ilçelere kereste, ceviz, meyve, deri, bal ve hayvan ürünleri, kömür satmaktadır. Yetiştirdiği buğday yetmediği için dışarıdan almaktadır.
  
  
    Kâzımkarabekir İlçesi  
  Kâzımkarabekir İlçemizin yüz ölçümü 296 km2&#8217;dir. Konya ile Karaman arasında bir geçit yeri olan Kâzımkarabekir tarihi araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre Hititlere kadar uzanan çağlar boyu çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiştir. Romalılar tarafından bir üs olarak kullanılmıştır.
  Tarihte ismi (GAFERİYAT) olan ve anlamı bilim meclisi olarak tanımlanan ilçe eskiden bir kültür merkezidir. Selçuklular devrinde bir kaza merkezi olarak adlandırılmıştır. Karamanoğulları döneminde bir ticaret merkezi olmuştur. Osmanlılar devrinde ise gelişerek bir şehir hüviyeti almıştır. Tarihi araştırmalarda bulunan ve üzerinde 1260 tarihi bulunan &#8220;KAZA-YI GAFERİYAT&#8221; bu gelişmeleri doğrulamaktadır. Şark Fatihi, Kazımkarabekir Paşa buralıdır.
  1989 yılında Karaman il olmasına paralel olarak Kazımkarabekir&#8217;de 4 il ve 5 ilçe kurulması hakkında  3578 sayılı ve 15.06.1989 tarihli kanun ve  TBMM kabulü ile ilçe olmuş, Resmi Gazetenin 20202 sayılı nüshasında 21.06.1989 tarihinde Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu Üyelerinin imzasıyla yayınlanmış ve Türkiye&#8217;nin mevcut ilçeleri arasına katılmıştır.
  İlçenin ekonomik durumu tamamen tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Bunun yanında nakliyecilik de ön planı almaktadır. Bununla beraber hiç bir yöremizde bulunmayan taş ocağı da çok yaygın olup, ekonomiye büyük katkı sağlamaktadır. Kazımkarabekir&#8217;de 24 üniteden oluşan bir Kombassan gıda şehri kurulmaktadır.
  
  
    Sarıveliler İlçesi  
  Sarıveliler İlçemizin yüz ölçümü 343 km2&#8217;dir. Sarıveliler ilçemiz, Turcalar ve Küçükkarapınar köylerinin birleşmesiyle 1967 yılında kasaba olmuş, 1989 yılında da ilçe olmuştur. İlçe Ermenek&#8217;e 47 km, Karaman&#8217;a ise 212 km. uzaklıktadır. İlçe nüfusu 5.200&#8217;dür. Sarıveliler, Ermenek-Göktepe yolu kenarında Hadim&#8217;e ayrılan yol kavşağında kurulmuştur.
  İlçenin Romalılar devrinde kurulmuş olabileceği tahmin edilmektedir. İlçe, yeşillikler arasında serpiştirilmiş evleri ve genişçe bir saha üzerinde yayılmış durumda olup, görünüş itibariyle güzel ilçelerimizdendir. Ekime elverişle toprakları az olduğundan daha çok hayvancılık, son zamanlarda da meyvecilik yapılmaktadır. Balı, kirazı, cevizi meşhurdur. Otlak ve meralarıyla tanınmış Barçın yaylası bu ilçemizdedir.Hayvancılığa bağlı olarak Kilimcilik ve halıcılık da yapılmaktadır.
  İlçenin rakımı 1600&#8217;dir. Bu özelliği ile kışlar sert ve uzun geçer. Yaz ayları ise oldukça serindir. Havası güzel, temiz sulama suları boldur. İçme suyu ise güzel ve soğuktur.
  İlçe kuzeyden güneye doğru engin ve geniş bir vadiye açılır. Başdere boğazı denilen bu vadide yaz aylarında haftada bir gün &#8220;Cuma günü&#8221; Pazar kurulur. Başdere pazarı denilen bu pazara çevre köylerden ve Ermenek merkezden hatta komşu kaza Taşkent&#8217;ten alış veriş için gelirler. Büyük bir kalabalık toplanır, bilhassa Barçın yaylasında yaşayan aşiretlerin her türlü ihtiyaçlarını temin ettiği ve ürettiklerini sattığı yer bu pazardır. Pazarda halk topluca Cuma Namazı kılar birlik ve beraberlik de pekiştirilmiş olur. Cuma Namazı kılındıktan sonra halk yavaş yavaş pazarı boşaltmaya başlar. Göktepe Köristan&#8217;ı gezilmeye, görülmeye değer tarihi, turistik ve mesire yeridir. Dilek Dede Mağarası, Göksu mesire ve piknik yeri görülmeye değer yerlerdendir. 
  İlçenin okuma yazma oranı oldukça yüksektir. Devamlı bir gelişme göstermektedir.
]]></description><pubDate>Sat, 08 Dec 2007 05:33:44 +0000</pubDate><link>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/ilceleri/</link><guid>http://www.ziza.net/web/karaman/karaman-genel/ilceleri/</guid></item></channel></rss>